Çarşamba, Ağustos 15, 2007

11 Ağustos Converse All Stars 2007 (the good, the bad & the queen)

THE GOOD THE BAD AND THE QUEEN
İşte bu herşeye değer.


Sahneye önce yaylı kızlar çıktı. Ellerindeki yaylılar nedeniyle yaylı kızlar demedim ama, kafaları yaylıydı sanırım ki tüm konser boyu sağ-sol, alt-üst oynayıp durdu. Neyse. Amcalar çıktı sahneye. Onlara da amcalar demekten hiç gocunmuyorum çünkü tam anlamıyla amca vaziyetinde çıktılar sahneye. Şık takımlar, taranmış saçlar falan. Nerde o eski halleri!
Gördük ki keyif için kurulmuş bir grup The Good The Bad And The Queen. Ununu eleyip eleğini asmış amcalar hoş vakit geçirmek için grup kurmuşlar. Kötülüyor gibi oldum aslında, ama değil. Muhteşem bir konserdi. Bu kadar huzurlu bir konser daha izlediğimi hatırlamıyorum.

Damon Albarn ağır abi takılıyor, kafası önde söyledi çaldı, pek bir durgun göründü. Ama onu görmek bile yetti.
Paul Simonon tuhaf bir adam. Sahnenin en eğleneni oydu. Onu görmek de harikaydı.
Simon Tong sahnenin en durgunuydu. Herkes bir yana o bir yana ama. En çok onu gördüğüme ve dinlediğime sevindim. Evet.
Tony Allen dedeyse baterinin arkasında ve karanlık sahnede sürekli sırıttığı için beyaz beyaz dişleri ile göründü o kadar. Bir ara "Nature Springs" çalarken ağzımı açık bıraktı bide.
Çok uzun kalmadılar sahnede ama yetti de. Doyurucuydu. Tek bir bis yaptılar. Bir ara sahneye bir rapçi çıktı yalnız. Onun ne gereği vardı anlayamadım. Neyse.

Damon Albarn 9 yaşında İstanbul sokaklarında dolaştığı ve başına bişey gelmediği hikayesini anlatıp, 9u gecenin sayısı ilan edip, 9dan geri sayarak indi sahneden. Çok güzeldi.
Son olarak, sahne dekoru muhteşemdi.

FUNGU
Kapıda davetiyelerde bir sorun çıktığı için Fungu'nun sadece son 2 şarkısını dinleyebildim. O da tanıdıklarla falan konuşurken kaynadı aslında. Özür dilerim. Bidaha tanıdıklarla konuşmasam mı acaba?

SAKİNSevgilili dostlar çok iyilerdi yine. Şey yalnız, sahneye neden yine Radar-Live'daki gibi şık kıyafetlerle çıkmadılar ki? İlk görüşte sorucam.

DANDADADAN Bu adamların konserleri bir başka. Biraz ses problemi yaşadılar, özellikle klavyede. Son şarkı "kaltaklar" da birazcık süre gazabına uğradı. Konser sonunda da yine davul devirmeler falan eğlenceli tabi. Sahnede birbirleriyle bu kadar eğlenen başka grup var mı ki acaba? "Kız" çalmadılar ya alacakları olsun.
MOR VE ÖTESİ Özlemişim açıkçası. Geçen sene Morrissey konseri öncesi izlemiştim en son. Bir takım salak tripler yüzünden izlememiştim aslında. Bu seferde benzer triplere girip izlemeyerek başladım ama zamanla kafam kendine geldi. "Beyaz" ve "Balıklar" çaldılar. Daha ne isteyeyim ki. Özlemişim iyi oldu.

Pazar, Temmuz 29, 2007

DANdadaDAN - Kara Araba

Klip yayınlanalı baya zaman oldu. Buraya koymayı düşünmüyordum ama bu gece grup elemanlarından biriyle yaptığım unrecorded bir sohbet sonrasında söz etmeden duramadım. Klibi beğenmediğimi söyledim ben sadece. Çok çok çok güldüğüm bir laf etti. Klibi seyredelim ve ben susayım. Şey yalnız; kostüm dizaynı Tuba Ünsal'a aitmiş. Başka bişey demeyeceğim. Buyurun.



DANdadaDAN demişken hemen ekleyeyim, 2.albümün kayıtları çok yakında başlayacak. Bilginize.

Perşembe, Temmuz 26, 2007

Air (24 Temmuz Kuruçeşme Arena)

İyi de ben Air dinlemem ki
Hiç aklımda yoktu ama gnçtrkcll'den bedava bilet kazanınca gitmek gerekti. 3-4 şarkılarını (onlar da klipleri olanlar) biliyorum tabi ama oturup da Air dinlemişliğim yok hiç. Hatta diyebilirim ki bundan sonra da olmayacak. Son zamanlarda gördüğüm en sıkıcı sahne performansı da eklenince benim için kötü bir konser oldu. Pek dolu da sayılmazdı konser. Kuruçeşme Air'e biraz büyük geldi. Aman neyse. Dönüşte Kadıköy'e motorla boğaz sefasını ve arkadaşlarla muhabbeti kar sayayım olsun bitsin. Ah bi de ses ve ışık çok kötüydü ekleyeyim. Sonuç; Hala Air'le ilgili "playground love" klibindeki sakızdan başka hiçbirşey beni ilgilendirmiyor.


Salı, Temmuz 24, 2007

2 Ağustos Kim Ki O @ Dogzstar

20 Temmuz gecesi ani olarak Peyote'de Kim Ki O - Proudpilot - Kırık Çizgi konserinin djliğini yapmıştım. Kim Ki O'nlar Ekin ve Berna'yla pek bir iyi anlaşmış olmamız bir yana çaldıklarımdan da memnun kalmış olacaklar ki 2 Temmuz Dogzstar konserlerinin de dji oluverdim. İsmimin yazdığı ilk afiş oldu ayrıca bu ayrıca. Bekleriz ne diyeyim.

Salı, Temmuz 17, 2007

Mercury Prize 2007 Adayları Açıklanmış

Ben içlerinden Arctic Monkeys ve The View albümlerinin tamamını, Klaxons albümünün de bir kısmını dinledim. Dinlemek gereken birsürü albüm çıktı güzel. Yine Arctic Monkeys'e gidecek herhalde. Arctic Monkeys albümü çok mu iyi peki? Hayır ama müzikte durum son zamanlarda gerçekten vahim, özellikle de ödülü daha önce kazananları hatırlayınca. Çok berbat şeyleri yüceltmeye başladık. Arctic Monkeys meclisten dışarı tabi.

Arctic Monkeys - Favourite Worst Nightmare
Dizzee Rascal - Maths And English
The View - Hats Off To The Buskers
Maps - We Can Create
Bat For Lashes - Fur And Gold
Klaxons - Myths Of The Near Future
Jamie T - Panic Prevention
The Young Knives - Voices Of Animals And Men
Fionn Regan - The End Of History
Basquiat Strings with Seb Rochford - Basquiat Strings
Amy Winehouse - Back To Black
New Young Pony Club - Fantastic Playroom

Deerhoof - Kidz Are So Small

Bu klibi de seyredince kesin kararımı verdim. Deerhoof gördüğüm en hasta grup. Üstelik myspacelerindeki şarkıları sürekli downloada açık. Ve ayrıca şarkılarının hepsi eğlenceli. Ne güzel şey lan bunlar.

Pazar, Temmuz 15, 2007

Radar Live 2007 (bölüm 2)

1 Temmuz Pazar Muhteşem manzaralı ve bahçeli(!) çadırımda sabah keyfiyle başladı. Güzeldi.

Pop Corn (W)
Dinlemeyi düşünmüyordum ama rastgeldi. Piyasada iş yaparlar ama bana göre değil.

Clique (M)
Daha önce pek hoşlanmamıştım müziklerinden. Onlar sahnedeyken birazcık durdum dinledim ama bir şarkıyı bile bitiremedim. Özür dilerim.

Sakin (W) Festivalin en güzel anlarından biri Sakin konseriydi. Canımız ciğerimiz Sakin'imiz bar konserlerinden biraz daha farklıydı sahnede. Hiç bu kadar şık görmemiştim onları. Albüm için imaj çalışmaları başlamış muhtemelen. Daha önce sahne performanslarının biraz eksik kaldığını düşünüyordum ama festivalde herşeyin artık tam olduğunu gösterdiler. Eylül ayında albümleri çıkacak. En çok beklediğim albüm şu anda.

Piano Magic (W)Daha iyi bekliyordum açıkçası. Sıkıldım biraz. Şarkılarını da pek bilmem. Ondandır belki de.


Gevende (M)Gevende çaldığı sürece mükemmel bir grup. Ama Gevende sahnede sadece yarım saat kaldı. Hevesim kursağımda kaldı. Sadece oradalardı o kadar. Ama hiç farketmez. Oradalardı. O bile yetti aslında. Sahne duruşları bile Türkiye'nin en iyi 3-4 grubundan biri oldu olduklarını bilir gibi. Biz biliyoruz yada, öyle diyeyim.

Peter Bjorn And John (M)Dinlemiyordum ve yine dinleyemedim. Merakla bekledim ama bitiremeden sahneden uzaklaştım. Biricik halkım nelerini seviyor bu kadar anlayamadım da.

Plan B (W)İğrenç. Yeniden yorumladıkları bir song2 coverı çaldılar ki kusasım geldi. Seviyorum diyeni görürsem döverim sanırım.

The Rakes (W)Güzeldi, eğlenceliydi, bu kadarını ummuyordum. Pek çok türdeşleri indie grubu sahneye sadece bağırmak ve koşturmak için çıkıyor. The Rakes çalmak için çıkmış, belliydi. Güzeldi. Hakan Tamar'la beraber seyretmek de ayrı bir zevkti eklemeden geçmeyeyim. Pogocu çocuklarımız ortalığı toza boğmasalar daha güzel olacaktı ama aralarında birsürü tanıdık olunca kızamıyor da insan. Eğlensin çocuklar.

Juliette And The Licks (W)


İşte muhteşem olan buydu. Juliette Lewis festivalin en iyi sahne performansını çıkardı. Bir saniye durmadı. İyi bir oyuncu olduğunu ispat etti aslında. Rockstar'cılık oynadı sahnede ve çok çok iyi oynadı. Sondaki davul şovları da hoştu. Dinlemek için iyi bir grup değil Juliette And The Licks ama izlemek için muhteşem. Kaçıranlara yazık.

CocoRosie (M)


Julietteciğimi zorlukla bırakıp miller sahnesine koştuk ama sahnede bir telaş bir koşuşturmayla karşılaştık. Yarım saat geç çıktılar sahneye. Konser performanslarından da hiç memnun kalmadım. Hatta sıkılıp bir ara Kelis'i bile görmek için ayrıldım konserden. Ama geri döndüm. Hiç zevkli değildi ve hatta kötüydü bile konser. Sadece hoş olan tarafı Bianca'nın 32 numaralı Utah Jazz formasıydı, Karl Malone.

Cansei de Ser Sexy (M) Dinlemiyorum. Sıkıldım da. "Çok eğlenceliler, şöyleler, böyleler, oynayalım, dansedelim" zannediyorduk ama hayır değilmiş. İnsanlar eğlendiler evet. Ama müzik namına birşey yoktu kimse kusura bakmasın. Solist hanımın (adını bilmiyorum pardon) Spongebob makyajı dikkat çekti. Bir de seyirciler arasında Peter Bjorn And John üyeleri dans ediyorlarmış, sahneden onlara seslendi hanımefendi. Seyircinin arasına inmeye niyetlendi ama korkup kaçtı sanırım. Aman fıs. 6-12 yaş arası çocuklara tavsiye edebileceğim bir grup sadece.
Bunlar dışında Selin Damar kızımıza acıdım, Kelis dinleyenlerle dalga geçtim, CocoRosie'nin gecikmesi nedeniyle de Groove Armada'yı görememenin üzüntüsünü çektim. Uyudum sonra da.

Salı, Temmuz 10, 2007

DANdadaDAN 14 Temmuz Cumartesi @ Peyote

Radar-Live'da yetmedi. Cumartesi gecesi peyoteye buyurun. Konser djliğini yapıyorum.Ben de beklerim.

Pazartesi, Temmuz 09, 2007

Abuk subuk şeylere dalıp güzel şeyleri unutmuşuz. Stereophonics'i eskiden sevmezdim. Onlardan iyileri vardı etrafta. Ama son zamanlarda o kadar saçma müzikleri yüceltiyoruz ki Stereophonics yanlarında pırlanta gibi kalıyor. 6. albümleri "Pull the Pin" ekim ayında yayınlanacak ama ilk single bank_holiday_monday mayıstan beri dinlenebilir halde.
Peki gece gece nerden çıktı Stereophonics aşkı? Az önce solist Kelly Jones'un solo albümü "Only the Names Have Been Changed"in
myspaceinde dinlenilebilir durumda olduğunu gördüm de. Ondan.

Pazar, Temmuz 08, 2007

Cut Off Your Hands

Bir prodüktör olarak Bernard Butler Yeni Zelanda'ya girmiş ve sürekli birşeyler çıkartıyor. The Veils'in ardından sırada Cut Off Your Hands var. 2006'da Shaky Hands ismiyle yayınladıklar bir epleri var ama aynı isimli bir amerikalı grup yüzünden değiştirmek zorunda kalmışlar bu ismi. İşte yakın süre sonra albümleri çıkacak çift gitar, davul, vokalden oluşan bir grup. Gitarları The Smiths tarzı, vokalleri klasik indie çığlıkları. Ben çok sevmedim ama Modern Way onlar için uygun bir yer. Indie kalabalığına katılıyor onlar da.

Cut Off Your Hands - Expectations

Cut Off Your Hands - Lets Go

Cut Off Your Hands - Still Fond

COYH Myspace

NOT:Bu yazı Modern Way için hazırlanmıştır.

Cumartesi, Temmuz 07, 2007

Radar Live 2007 (bölüm 1)


Dikkat: Bu yazı 5 temmuz perşembe 03:40-06:17 arası İstanbul-Kaş ve 6 temmuz cuma 02:22-04:10 arası Kaş-İstanbul şehirlerarası otobüslerinde el feneri ışığında yazılmıştır.

Bitti Radar. Baştan başlayalım.


29 Haziran Cuma

İzmir'den gelen ablam ve arkadaşı arabayla aldılar beni. Servislerle ilgili ahkam kesemiyorum o yüzden. Araç park yeriyle çadır alanı arasında alçak bir tel örgü vardı. İçeri kaçak malzeme sokmak çok kolay görünüyordu. low low low söyleyip hoplaya zıplaya kapılara giderken çantanın sapı koptu. Sakin olmak gerekiyormuş meğer. sapı kopuk kocaman çanta xray cihazına sığmayınca anlaşıldı ki içeri kaçak malzeme sokmak için tel örgüleri aşmak gerekmiyormuş. Stick deodorantın ne olduğunu bilmeye görevli sırt çantamın içine bakma gereği bile duymadı. Yani istesem içeri bomba sokabilirmişim. Ya da kocaman bir şişe smirnoff da sokulabilirmiş(kehkehkeh). Küçücük çadır alanına girdik ki her yer karanlık. Çadır kurmak falan filan. Tabi bu sırada ilginç birşey dikkat çekti hemen, saat daha 00.30 civarıydı ve festival alanındahiçbir müzik sesi yoktu. Son dakika değişikliği Mor Ve Ötesi biz henüz gelmeden inmiş sahneden. İlginç bir sessizlik vardı. Sonra bir ilginçlik daha, saat 02.30 civarı içki satışı bitmişti. Sony Ericsson Walkman Arena'ya uğrayınca da cıstak cıstak müzik ve beceriksiz barmenin zebil ettiği köpüklü biraya kavuştum. Yeter uyuyalım.

30 Haziran Cumartesi


Eğer festivalciyseniz havanın en güzel olduğu gündü. Neyse ıvırı zıvırı bırakıp konserlere geçeyim.


Fungu (W)

Kendi şarkıları ve coverlardan oluşan bir liste seçmişler. Ana sahnenin ilk konseri olmasının da etkisiyle izleyen baya insan vardı. Fungu iyi bir grup ama konser sürelerinin hiç yeterli olmayacağını daha ilk konserden anlamamızı sağladılar. Fungu için bara gitmek gerek.

TNK (M)


Neon konseri öncesinde sadece 2 şarkılarını dinleyebildim. Çok şık giyinmişler. Tebrik ederim. İleride çok tutulacaklar onlar.


Neon (W)



Yaktınız beni diyip başlayayım. Sıcak yüzünden kalabalık olmadı(bidaha bu cümleyi söylemeyeceğim, çünkü hiçbir amatör grubun konseri sıcak yüzünden dolmadı). Neon bildiğim Neon'du. Sahneleri harika. Hareketli ve eğlenceliler. Bir ara attığım çığlığa hepsinin birden bana bakıp gülmesi de çok komikti. Onları dinlerken çok kötü yanmışım ve sırtım soyuluyor şu anda. Hepsi Neon yüzünden. Not: Bütün pazar sabahı ve öğlenini beraber geçirdiğimiz çok sevdiğim dostlar onlar. Sağolsunlar.

DANdadaDAN (M)
En kalabalık gündüz konserlerinden biriydi. Pek havaya girememiş gibi gördüm onları. Oradaydılar. Sanırım sadece o kadar. DANdadaDAN için bara gidin. Başka bişey söylemeye gerek yok, onlar muhteşem.

DANdadadan konseri sonrası Tim Booth'la karşılaştık. Bunu daha sonra biraz daha ballandırarak anlatıcam sanırım. Festivale dönelim.Tabi bu karşılaşma sonrası cumartesi günü James konserine kadar yalan oldu diyebilirim. Beirut, Nouvelle Vague, The magic Numbers'ın sahneye çıkacağı aklımın ucuna bile gelmedi ve üçünü de görmedim bile. Ama pek umurumda değiller şu anda.


Easy Star All-Stars (M)


Bir ara çadırıma doğru giderken önlerinden geçtim. Tim Booth'un heyecanıyla unuttum gitti onları da. Ama tam oradayken Paranoid Android çalarak beni tutmayı başardılar. Sonuna kadar da durmayı başardım. Çok neşeliler, daha önce izlemiştim de cila oldu. Güzel.


The Rapture (W)


Tim Booth şokunu kısmen atlatıp sahnenin oldukça uzak bir köşesine dikildim. İlk 3 şarkılarını dinleyip sıkıldım ve James konseri heyecanı ağır bastı. Bir bira eşliğinde minderlerde James'e hazırlandım. Pardon, Rapture hiç umurumda değildi.


James (W)Hayatımın konserlerinden biri. Yüce Tim Booth ve sesi. Önde ve biraz sağdaydım. Tim Booth konser öncesi konuşmamızda gözünün bizi arayacağını söylemişti ve gördü de. "She's a star" söylerken gözümün içine baktığınını biliyorum. Sahneden ayrılırken de son bir gülücük attı. Daha ne isterim ki. Muhteşem bir konser.





...ve sonrası. yine karşılaştık ve bu sefer tanıdı. Onu da sonra anlatırım.


Çarşamba, Temmuz 04, 2007

serdarcharliebrown tim booth'la karşılaşırsa...


Radar Live yazısını ilk fırsat bulduğumda muhteşem fotoğraflarla hazırlayacağım. Yorgunum.

Perşembe, Haziran 28, 2007

Radar Live Planımı Yaptım

Şurada kalmış 2 gün. Ben daha programa bugün bakabildim. Artık bişeyler demek gerekiyordu. Oturdum düşündüm, programımı yaptım;
(W): Worldcard Sahnesi
(M): Miller Arena
29 Haziran Cuma;
21.00 Duman (W) Çadır kurmaktan fırsat kalırsa Duman'ı kaçırmamak gerek. Fazla kalabalık da olmaz tahminim. En son Rock'n Coke 2006'da gerek duymamıştım izlemeye. Bu sefer izlerim sanırım.

30 Haziran Cumartesi;
13.00 Fungu (W) Zeynep hanımın Fungu'suyla sonunda rastlaşabilicem sanırım. Merak içindeyim gerçekten söylenildiği kadar iyiler mi?

14.35 Neon (W) Hiç kuşkusuz en önde olucam. Tek sıkıntım Miller Arenadaki TNK ile çakışacak olmaları. Üzüldüm bu duruma baya.

17.45 DANdadaDAN (M) Sıra Solar Beach'i yıkmaya geldi. Yine en önde olucam, belki de sahne arkası;) Ama kalabalık olacağı kesin.

18.15 Beirut (W) İşte festivalin en kritik ve koşuşturmalı saati. DANdadaDAN henüz bitirmeden Beirut sahnede olacak. Muhtemelen sadece görüp Miller sahnesine geri dönücem. Zira orada DANdadaDAN sonrasında Easy Star All Stars da var.

19.00 Easy Star All Stars (M) Daha önce izledim. Çok eğlenceliler. Festival anındaki ruh halime göre Worldcard sahnesinde kalıp Beirut ve Nouvelle Vague'u tercih edebilirim. Şimdi bilemiyorum.

19.30 Nouvelle Vague (W) Baya merak ediyorum canlı performanslarını ama E.S.A.Stars'ın Radiohead coverlarına kurban edebilirim. Bilemiyorum şimdi.

20.45 The Magic Numbers (W) Pek aram yok. Bakıcam sadece. Pek umurumda değiller.

22.05 The Rapture (W) Eğlencelik. James'e hazırlık. Gidebildiğim en ön safhalara gidicem. Ama iddialı değilim. Güzel güzel, James öncesi iyi gidecek. Belki de heyecandan gözüm de görmeyebilir ama. James heyecanına arada kaynayabilir.

23.35 James (W) Haha. Bişey demeli mi ki? Buraya yazarken bile sıra James'e gelince heyecanlandım. Sahne önü bileti aldım ve Tim Booth'un hemen önüne gitmeye de kararlıyım. Off süper:) Umarım festivalin benim için erken bitmesine sebep olmaz. Ama olacak gibi.
1 Temmuz Pazar;
13.40 Clique (M) Pek hoşlanmadım ama alternatif olabilecek bişey yok bu saatte. Popcorn'u hiç sevmedim zira. Bilmiyorum belki de izlemem Clique'i de.

15.40 Sakin (W) Haftasonunun en güzel anlarından biri. En önden en yüksek sesle destek. Solist Onur diyor ki; hepberaber ağlayacağız.
17.00 Piano Magic (W) Çok hoş ama Gevende sevgime kurban gidecek. Başlayacağım ama sonunu getirmeyeceğim.

17.45 Gevende (M) Haftasonunun en güzel anlarından biri daha. Yine en önde ve dört gözle.

19.00 Peter Bjorn And John (M) Plan B'ye göre daha ideal bir seçim bence. Çok sevdiğimi söylemem ama. Görmelik sadece.

20.45 Juliette And The Licks (W) Juliette Lewis'i izlememek için karşısında çoook güçlü bir rakip olmalıydı. Ama olmaz tabi. Ama sonrasında koşarak Cocorosie'ye yetişmeli.

21.30 CocoRosie (M) Sierra ve Bianca'yı sevmiyorum ama bir de canlı görmek gerekiyormuş gibi geliyor. Ağzım açık izlemeyeceğim kesin ama.

22.00 Cansei de Ser Sexy (M) Brezilyalılar Kelis'e rakip saatte. Onlarla başlayacağım kesin ama sonuna kadar dayanabilir miyim bilmiyorum. Çok da sevmem. Ama Kelis'i hiç sevmem.

23.30 Groove Armada (W) Sırf pazar gecesinin headlinerı olmayı hakedebilecekler mi diye izlemeyi düşünüyorum.

2 Temmuz Pazartesi;
15.20 DDR (M) En çok merakla beklediğim amatör gruplardan. İlk kez karşılaşıcaz. Çok methediliyorlar.
16.35 Ars Longa (M) Yine merak edip de bir türlü gidip izleyemediğim bir grup Ars Longa da. Myspacelerinde çok dinledim ama canlı ilk kez olacak.

17.50 Kafabindünya (M) Değişen kadrolarıyla ilk defa dinleyeceğim. İnşallah eskisi gibidir. Çok iyilerdi.
19.55 The Horrors (W) Onların sadece saçtan ibaret olmadığını düşünen kesimdenim ben de. Kaçırılmasın.

21.10 The Long Blondes (W) En güzel anlardan biri daha. Rough Trade Records'un ruhu inecek aramıza. Çok heyecanlı.

22.30 Marilyn Manson (W) Sahne şovunu görmek için heryere gidilirdi, ama o geldi ne güzel. Hiç dinlemem ama görmeyi çok istiyorum. Araya Lost Hideaway soundtracki için yaptığı iki şarkı "I Put A Spell On You" coverı, "Apple Of Sodom" veya Matrix "Rock Is Dead"i sokuşturmazsa sadece ağzım açık seyretmekle kalıcam.
Şimdilik planım bu gibi. Toplam 25 grup dinlemeyi düşünüyormuşum. Tabiki festival hali, arkadaş hatırı, şu-bu olacak ve değişiklikler olacaktır benim programımda. Sony Ericsson Walkman Arena'ya hiç uğramayacağm gibi görünüyor ayrıca. Çalsın dursun djler. Neyse. Gelenlere iyi eğlenceler.

Salı, Haziran 26, 2007

AMAN ALLAHIM THE VERVE BİRLEŞTİ!

Hiç gecenin 3ünde bir haber okuyup da hoplanmaya başlanılır mı mutluluktan? Richard Ashcroft BBC radyosuna The Verve'ün yeniden birleştiğini, kasım ayında turneye çıkacaklarını ve yeni albüm çalışmalarına başlayacaklarını söylemiş. Orjinal kadrodan sadece gitarist Simon Tong gruba katılmayacağını açıklamış, o da Damon Albarn'un grubu The Good The Bad And The Queen'e katıldığı için. Olsun. Muhteşem dönüş. Havalara uçuyorum. Onlar için en uygun dönem belki de. Nick McCabe'in gitarını yeniden dinlemek...Muhteşemm.

Pazar, Haziran 24, 2007

Resmen DANdadaDAN dji oldum

23 Haziran Peyote konseri itibariyle DANdadaDAN konserlerinin resmen dji oldum. Bundan sonraki konser tarihlerini buradan takip edebilirsiniz. Gidebildiğim tüm konserlerinin djiyim artık. Dün gece yaklaşık 100 kişiye çaldım. Bu gerçekten harika bişeymiş ekleyeyim hemen. Sonrakilere de bekleriz.

Cuma, Haziran 22, 2007